sarıidris kasabası köy görünümü

Sarıidris: Anamas Yaylalarında Bir Zaman Tüneli

Merhaba sevgili gezginler! Bugün sizi, Isparta'nın gizemli ve tarih kokan kasabası Sarıidris'e götürüyorum. Burası, sıradan bir kasaba olmanın çok ötesinde; Türkmen kültürünün, antik çağların ve manevi derinliğin buluştuğu özel bir yer. Hazırsanız, Sarıidris'in benzersiz hikayesine doğru bir yolculuğa çıkalım.

Türkmenlerin İzinde: Sarılar Aşireti ve Göçebe Yaşam

Sarıidris'in hikayesi, Türklerin Türkmen boyunun Sarılar aşiretine dayanıyor. Selçuklu döneminde bu topraklarda yaşayan Sarılar, kış aylarını Alanya'nın ılıman kıyılarında, yaz aylarını ise Anamas yaylalarının serin yaylalarında geçirirlerdi. Yüzyıllar boyunca göçebe bir yaşam sürdüren Sarılar, sonunda yazlık olarak kullandıkları bu topraklara yerleşmeye karar verdiler. Bu yerleşimin mimarı ise Sarılar aşiretinin reisi Şeyh İdris'ti. İşte o günden sonra bu yerleşim yeri, Şeyh İdris'in adıyla anılmaya başlandı: Sarıidris. Şeyh Sarıidris'in 1260 yıllarında vefat ettiği ve mezarının Sarıidris Dede Türbesi'nde bulunduğu da biliniyor.

Antik Bir İsim: Anamira ve Arkeolojik Keşif

Sarıidris'in tarihsel derinliği sadece Türkmen kökleriyle sınırlı değil. 1912 yılında Yalvaç, Şarkikaraağaç, Gelendost, Beyşehir, Eğirdir ve Isparta bölgelerindeki tarihi harabelerde kazılar yapan İngiliz Hitit ve Latin dilleri uzmanı Arkeoloji Profesörü Pilin, Sarıidris'in adının aslında Anamira olduğunu ortaya çıkardı. Pilin, "Ege Medeniyeti ve Arkeolojisi" adlı kitabında bu bilgiyi paylaşarak, Sarıidris'in antik çağlara uzanan geçmişine dikkat çekiyor. Bu keşif, Sarıidris'in sadece bir Türkmen yerleşimi olmadığını, aynı zamanda daha eski medeniyetlere de ev sahipliği yaptığını gösteriyor.

Yunus Emre'nin İzleri: Bir Manevi Bağlantı

Sarıidris'in en çarpıcı özelliklerinden biri, halk şairi Yunus Emre'nin bu topraklara olan bağı. Rivayetlere göre Yunus Emre, Şeyh Sarıidris'in torunu. Alanya'da bulundukları süre içerisinde, kale içindeki "Tabtukbeşe Medresesi"nde ilim tahsil etmiş. Daha sonra Yunus Emre'nin ülkenin farklı yerlerini dolaştığı ve Şeyh Sarıidris'in ise oğlu Hacı İsmail ile birlikte Sarıidris'e yerleştiği söyleniyor. Bu durum, Sarıidris'i sadece coğrafi bir nokta değil, aynı zamanda önemli bir manevi merkez haline getiriyor.

"Anamasın Kuşları": Dervişlerin İlahisi

Hüseyin Şekercioğlu'nun "Gelendost Tarihi" adlı kitabında, Sarıidris'in manevi atmosferini daha da belirginleştiren bir bilgi yer alıyor. 1940 yılında Gelendost'ta yaşayan, Konya Medresesi öğretmenlerinden 85 yaşındaki Ferhat Tanrıverdi'nin derlediği "Dosteli Dervişlerinden İlahiler" adlı not defterinde, Yalvaçlı Şeyh Mehmet Efendi'nin kütüphanesinde de bulunan bir ilahi bulunuyor. Bu ilahi, Geyikli Aşık Hasan'a ve Yunus Emre'nin dedesi Anamas Şeyhi Sarı İdris'in Sarıidris (Anamara) kasabasındaki medreselerinde söylendiği belirtilen bir eser. İşte o ilahinin bir kısmı:

Seydim Seydim Seyit Ahmet
Sevdiceğim Muhammet
Muhammedin gülleri,
Yeşilcedir donları…

Lailahe İllallah Lailahe İllallah

Anamasın Kuşları
Hu çekmektir işleri
Sarı İdris’in işleri
Coşturur dervişleri…

Lailahe İllallah Lailahe İllallah

Yaylanın çiçekleri
Söyleriz gerçekleri
Gerçek diyen Haktandır
Neyleriz gayrileri…

Lailahe İllallah Lailahe İllallah

Bu dizeler, Sarıidris'in sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda bir derviş yurdu, bir ilham kaynağı olduğunu gözler önüne seriyor.

Sarıidris'i Keşfetmeye Hazır mısınız?

Sarıidris, tarih kokan sokakları, doğal güzellikleri, manevi atmosferi ve misafirperver insanlarıyla sizi bekliyor. Eğer siz de sıradan turistik rotalardan sıkıldıysanız, Sarıidris'in büyülü dünyasına bir adım atabilirsiniz. Burada sadece bir kasabayı değil, aynı zamanda derin bir tarihi ve kültürel mirası keşfedeceksiniz.

#Sarıidris #AnamasYaylaları #TürkmenTarihi #YunusEmre #ŞeyhSarıidris #Anamira #Dervişler #İlahiler #Keşfet #Seyahat